Tamamen çevrim içi
Tüm oturumlar tek bir ana Zoom oturumu üzerinden yürütülür; ayrı odalar kullanılmaz. Katılım bağlantısı kabul sonrası e-posta ile kişisel olarak iletilir, bekleme odası ile yetkisiz katılım engellenir.
Nörojenik ses ve yutma bozukluklarına özel olarak odaklanan, değerlendirmeden terapiye uzanan, kanıta dayalı ve uygulamaya dönük bir eğitim etkinliği.
Nörolojik hastalıklar bebeklikten ileri yaşa kadar tüm yaş gruplarında görülebilmekte ve her yaşta iletişim, beslenme ve yutma bozuklukları başta olmak üzere birçok klinik tabloya yol açmaktadır. Bu sorunlar hastalar, aileler ve bakım verenler üzerinde önemli bir yük oluşturmakta ve bireylerin yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir.
Nörolojik hastalıklar arasında dejeneratif hastalıklar [Parkinson hastalığı (PH), demans, amyotrofik lateral skleroz (ALS), Huntington hastalığı vb.], demiyelinizan hastalıklar [multipl skleroz (MS) vb.], nöromusküler hastalıklar [miyastenia gravis (MG), musküler distrofiler, spinal musküler atrofi (SMA) vb.], neoplastik hastalıklar, travma ve vasküler hastalıklar (inme vb.) yer almakta; bu tablo gelişimsel kökenli nörolojik bozukluklarla [serebral palsi (SP), Down sendromu, otizm spektrum bozukluğu (OSB) vb.] da genişlemektedir.
Ses bozuklukları nörojenik hastalıklarda sık ve erken ortaya çıkabilmektedir. Parkinson hastalığında hastalık seyri boyunca bireylerin yaklaşık %70–90'ında hipokinetik dizartri gelişmektedir. Multipl sklerozda dizartri yaygınlığı yaklaşık %45 düzeyinde bildirilmekte; iletişimsel katılımı ve yaşam kalitesini olumsuz etkilediği gösterilmiştir.
Yutma bozuklukları güvenlik ve yaşam açısından doğrudan risk taşımaktadır. Dünya genelinde her yıl 400.000–800.000 bireyde nörojenik disfaji geliştiği tahmin edilmektedir. Yaygınlık; akut inmeli hastaların yaklaşık %65'inde, Parkinson hastalığında %35–82 arasında, multipl sklerozda yaklaşık %31'inde ve demansta %13–57 aralığında bildirilmektedir. Orofaringeal disfaji; malnütrisyon, dehidratasyon, aspirasyon pnömonisi, hastane yeniden yatışları ve artmış mortalite ile ilişkilidir ve sağlık maliyetlerini yükseltmektedir.
Bu veriler, nörojenik ses ve yutma bozukluklarının yalnızca bireysel değil, toplumsal ve sistemsel düzeyde de ele alınması gereken bir sağlık sorunu olduğunu göstermektedir.
Nörojenik ses ve yutma bozukluklarının değerlendirilmesi ve tedavisi süreci, alanında yetkin bir dil ve konuşma terapisti (DKT) gerektiren multidisipliner bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. DKT'ler; laringeal görüntüleme ve akustik-aerodinamik analiz gibi enstrümantal yöntemlerle ses bozukluklarının değerlendirilmesinden, VFYÇ ve FEES gibi enstrümantal yutma değerlendirmelerine, oral–non-oral beslenme kararı süreçlerinden hastalığa özgü terapi programlarının planlanması ve uygulanmasına kadar sürecin merkezinde yer almaktadır.
DKT'nin bu alandaki yetkinliği, yalnızca bireysel klinik başarıyı değil; aspirasyon pnömonisi, malnütrisyon, hastaneye yeniden yatış ve mortalite gibi disfajiye bağlı olumsuz sonuçların önlenmesini ve buna bağlı sağlık maliyetlerinin azaltılmasını da doğrudan etkilemektedir.
Bu denli yaygın ve yüksek riskli bir klinik tabloya karşın, ülkemizde yürütülen çalışmalar DKT'lerin ve dil ve konuşma terapisi lisans öğrencilerinin nörojenik iletişim ve yutma bozukluklarına ilişkin bilgi, farkındalık ve özgüven düzeylerinin yetersiz olduğunu ortaya koymaktadır. Lisans ve mezuniyet sonrası eğitim deneyimlerinin klinik uygulamayı doğrudan şekillendirdiği gösterilmiş olup, benzer eğitim ihtiyacı uluslararası düzeyde de raporlanmaktadır.
Farklı üniversitelerin DKT lisans programındaki 4. sınıf öğrencilerinin ve mezun/lisansüstü DKT'lerin; alanında uzman eğitmenlerden nörojenik ve ilişkili (nöromusküler, gelişimsel) ses ve yutma bozukluklarında değerlendirmeden terapiye kapsamlı, kanıta dayalı ve uygulamaya dönük bir eğitim almalarını sağlamaktır.
Eğitimin başarıyla tamamlanması sonucunda bu alanda yetkin çalışan DKT sayısının artması; böylece nörojenik ses ve yutma bozukluğu olan bireylerin erken dönemden itibaren değerlendirilip terapiye alınması, bağımsızlık düzeylerinin ve yaşam kalitelerinin artması hedeflenmektedir.
Program sonunda katılımcılar aşağıdaki bilgi ve becerileri edinir:
Program, tek yönlü ders anlatımına dayanan geleneksel bir yapı yerine, çoklu öğretim yöntemlerinin bir arada kullanıldığı bütünleşik bir yaklaşımla tasarlanmıştır.
Nöroanatomik/nörofizyolojik temeller, patofizyoloji ve hastalığa özgü klinik bilgiler slayt destekli sunumlarla aktarılır. Hedef kitlenin temel bilgiye zaten sahip olması nedeniyle içerik doğrudan ileri düzeyde kurgulanmıştır.
GRBAS/CAPE-V uygulamaları, akustik/aerodinamik/EGG çıktıları, laringeal görüntüleme, VFYÇ ve FEES kayıtları üzerinden görsel-uygulamalı gösterim yapılır.
Son gün üç ayrı olgu oturumu: yalnızca ses, yalnızca yutma ve ses ile yutmanın birlikte etkilendiği karma olgular. Tartışmalar tek Zoom oturumunda, eğitmen moderasyonunda büyük grup formatında yürütülür.
Açılışta ve kapanışta aynı nörojenik vaka videoları izletilerek katılımcıların klinik yorumlama becerisindeki değişim somut biçimde gözlemlenir.
LSVT LOUD, NMES (VitalStim vb.), sEMG biyogeri bildirim, solunum kas eğitimi (RMT/EMST/IMST) gibi standardize protokoller adım adım gösterilir.
Her oturumun son 5 dakikası soru-cevaba ayrılmıştır. Ön-testte düşük performans gösterilen başlıklar ilgili eğitmene önceden bildirilerek anlatımın o noktalarda derinleştirilmesi sağlanır.
Tüm oturumlar tek bir ana Zoom oturumu üzerinden yürütülür; ayrı odalar kullanılmaz. Katılım bağlantısı kabul sonrası e-posta ile kişisel olarak iletilir, bekleme odası ile yetkisiz katılım engellenir.
Toplam 450 asil katılımcı kabul edilecek; olası devamsızlık durumlarına karşı 50 yedek katılımcı belirlenecektir.
Etkinlik iki hafta boyunca Pazar ve Pazartesi günleri yapılacaktır. Bu günler, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan DKT'lerin haftalık izin günleri gözetilerek seçilmiştir.
Bu başvurunun yürütücüsü ve eğitici kadrosunun önemli bir bölümü, 2023 yılında "Nörojenik Bozukluklarda Dil ve Konuşma Terapistlerinin Eğitimi" başlıklı etkinliği başarıyla tasarlamış, yürütmüş ve tamamlamıştır.
farklı üniversiteden eğitmen katkısı
uzman eğitmen, 5 gün, ~40 saat
ön kayıt başvurusu (570 nihai kayıt)
katılım sertifikası alan katılımcı
40 sorulu çoktan seçmeli bilgi anketi eğitimin ilk ve son oturumlarında uygulanmıştır. Hem ön hem son testi tamamlayan eşleştirilmiş grupta (n = 129) doğru yanıt oranı %47,73'ten %53,58'e yükselmiş; Wilcoxon işaretli sıralar testine göre bu artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p < 0,001).
155 katılımcı eğitimin içeriğinden yüksek memnuniyet bildirmiş (ortalama 9,21 ± 1,08 / 10); katılımcıların tamamı benzer eğitimlerin sürdürülmesini talep etmiştir (9,88 ± 0,44). Katılımcıların yarısından fazlasının (%50,97) daha önce farklı bir üniversiteden bir öğretim üyesinin dersini hiç dinlememiş olması, çok kurumlu eğitim modelinin katkısını ortaya koymuştur.
Farklı üniversitelerden lisans 4. sınıf, lisansüstü öğrenciler ve mezun DKT'lerin katılımıyla kazanımların tek bir kurum veya bölgeyle sınırlı kalmayıp ülke genelinde farklı kariyer aşamalarındaki meslek mensuplarına eşzamanlı yayılması hedeflenmektedir.
Tamamen çevrim içi yürütülmesi, seyahat kısıtları nedeniyle yüz yüze etkinliklere katılımı güç olan illerdeki DKT'lerin de eğitime erişebilmesini sağlar.
Farklı üniversitelerden eğitmenlerin yer alması, katılımcıların farklı akademik ve klinik geleneklerin bakış açılarından yararlanmasını sağlar; iyi uygulamaların paylaşımına ve standardizasyonuna katkı sunar.
Ön-test/son-test ve vaka değerlendirme verilerinden elde edilen bulgular, önceki etkinlikte izlenen yöntemle tutarlı biçimde analiz edilerek uluslararası hakemli bir dergide bilimsel makale olarak yayımlanacaktır.
Dört güne yayılan 28 etkinliğin tamamını, içerikleri ve eğitmenleriyle Program sayfasında bulabilirsiniz.